Yeni Yıl Detoksu: Sade

Hepimiz yeni yıla girerken hayatımızda çeşitli düzenlemeler yapmak isteriz. Konu hayatı düzenleme, planlama olunca da o kadar çok başlık çıkar ki bazen nereden başlayacağımıza karar veremeden vazgeçeriz.  Bu yıl böyle olmasın diyorsanız ve yeni yıla hafiflemiş olarak girmek istiyorsanız bu kitap sizin için.

Sanırım 2015 sonlarıydı, Kanyon’daki Remzi Kitabevi’nde kitap bakarken “Sade” kitabı yazarlarının imza gününe denk gelmiştim. Kitaptan o zaman haberim oldu, sonra da yazarların blogunu ara ara okudum ve sevdim.  Geçen ekim ayında da kitabı aldım. Biraz uzun bir süreç olmuş gibi görünse de biliyorum ki kitaptaki fikirleri hayata geçirmeye hazır olunca o kitaba gidiyor elimiz 🙂 . Tam bir “hayatı düzenleme” kitabı. Gardıroptan eve, beslenme düzeninden ilişkilere, parasal konulardan iş hayatına, içinde hayatımızın tüm bölümlerini düzene sokmak için fikirler var. Aslında sadece düzenleme değil, bir farkındalık kitabı.

       Kitaptan, İçindekiler Bölümü

160 sayfa ve bir saatten az bir sürede okunuyor fakat kitaptaki fikirlerin hayata geçirilmesi uzun zaman alıyor. Sadece gardırop ve ev düzenlemem bir ayımı aldı. Diğer başlıklar ise daha çok zaman alacak, devam eden süreçler. Kitaptan benim sevdiğim birkaç öneri;

  1. Minimal bir gardırop oluşturmak için önemli olan her parçanın çok iyi kalıba ve kaliteli kumaşlara sahip olmasıdır.
  2. Evinizden çıkarıp attığınızda hayatınız zorlaşacaksa o eşya gereklidir.
  3. Psikolojik olarak doygunluk hissetmek için yemek yerken mümkün olduğunca yemeğe odaklanın.
  4. İki taraf da samimi bir şekilde hislerini ve fikirlerini paylaşırsa, her ilişki sadeleşiyor ve herkes kendini çok daha iyi hissediyor.
  5. Herhangi bir eşya veya deneyim için para harcamanız gerektiğinde öncelikle onun hayatınıza olumlu ne katacağını sorgulayın.
  6. Sevmediğimiz bir işi geride bırakıp gerçekten sevdiğimiz işi yapmaya cesaret ettiğimiz de başkalarının öncelikleriyle değil kendi önceliklerimiz ve değerlerimizle yaşamaya başlarız.

Bu kitap bir kere okunup kitaplığa kalkacak bir kitap değil, “detoks” ihtiyaçlarımızda yanımızda olacak bir kitap zira bir yaşam biçimi içeriyor ve kitaptaki fikirleri hemen hayata geçirmek kolay değil. Özetle 2018’e taptaze bir başlangıç yapmak için tüm hayatımızı gözden geçirmemizde rehberlik edecek keyifli bir kitap.

Reklamlar

Mutlu Çalışanlar Yaratmak

Her işverenin hedeflerinden biri bağlılığı ve motivasyonu yüksek, mutlu, dolayısıyla işe katkısı büyük çalışanlara sahip olmaktır. Bu ortamı oluşturmak çok mu zor, aslında değil. Peki nasıl olacak?

  • Motivasyon, işveren çalışana büyük resmi anlatabilince başlıyor. Çalışan iş yerindeki konumunu bildiğinde, iş tamamlandığında ortaya çıkan değerde nasıl bir payı var bunun farkında olduğunda hem motivasyonu daha yüksek olarak çalışıyor hem de daha etkin iş sonuçları çıkarıyor.
  • Çalışana işinde ustalaşmaya imkan vermek yani hem mesleki hem kişisel gelişim alanı sağlamak, zamanla da farklı işlerle kişiyi zenginleştirmek herkes için tatmin edici bir iş hayatı demektir, işveren bu imkanı sağlıyorsa bağlılık yükselecektir.
  • İşveren özerklik verdiğinde, çalışan kendi işi gibi yönetir işini. İnsan Kaynakları için üzerinde çalışmak kolay olsa da, üzülerek söylemeliyim ki, eskimiş hiyerarşik organizasyon yapılarını çöpe atma vakti çoktan geldi.
  • Son olarak iş yerinin çevik olması çalışan için çok kıymetlidir. Çalışan belki bunu tarifleyemez ama sık sık bunu farklı şekillerde ifade eder. Nedir çeviklik? İcradır. Değişime hızlı bir şekilde adapte olabilme esnekliğidir. Birçok mutsuzluk uzun süren iş süreçlerinden, bir türlü sonu gelmez prosedürlerden kaynaklanır. Halbuki sistemi atıl hale getiren birçok süreç sistemden çıkarılarak sade, net, hızlı yapılar kurulabilir.

Kısaca iş yerinde mutlu olmak için işverenin büyük resmi anlatması, işi yapmak için çalışanı ustalaştırması ve sonra sorumluluk verip çevik iş akışları, süreçler ile çalışanı desteklemesi gerekiyor. Sonrası ise malum: mutlu, bağlılığı yüksek verimli çalışanlar ve harika iş sonuçları…

(Keşke yapmak da yazmak kadar kolay olsa dediğinizi duyar gibiyim 🙂 )

Sonlara İnanır Mısınız?

Başlangıçlara bayılırım; tazelik, yenilik, mutluluk ve heyecan dolu olur. İşte, ben şimdi tam da böyle bir dönemdeyim. Heyecan doluyum. Özlediğim bir şehir ve arkadaşlarım, daha iyi bir yaşam, daha çok yoga ve keyifli bir iş hayatı beni bekliyor. Çünkü ben bunlar için hazırım.

Sonlara gelince… Ben sonlara inanmam. Yaşam ve zaman ilerleyen, doğrusal ya da akan bir şey değil. Müfredat var, almamız gereken dersler… Dersleri verdikçe yenileri için hazır oluyoruz. Derslerin gittikçe zorlaştığı da doğru; veremezsek yeniden alıyoruz, belki hayatın bize dersi gösterme şekli farklılaşıyor ama geçene kadar almaya devam etmekten kurtulamıyoruz. Hayatın mizah anlayışı böyle  . Bir “son” yaşadığımda zihnimde ilk uyanan, derslerimi tamamladığım oluyor. Bu düşünce ruhuma iyi geliyor. “Güçlüyüm” diyorum; “güçlüyüm ve daha fazlası için hazırım”.

Hayat çok kısa…

Bu nedenle:

  • Ciddiye aldığınız kişileri,
  • Yaptığınız işi,
  • Yaşadığınız ortamı,

isteyerek seçtiğinizden emin olun.

Son üç yılımı bol güneşli güzel bir şehirde, keyifli bir şirkette geçirdim. Yaşadığım her şeyi isteyerek seçtim. Almam gereken dersleri bana nazikçe sunan insanlarla tanıştım. Birbirimize öğrettik. Artık farklı şeyler istiyorum. Burası, güzel bir başlangıçtı. Şimdi yeni başlangıçlar için yola çıkma zamanı…